top of page

DİKSİYON EĞİTİMİ

 

BU KURSTAN ÖÄžRENEBİLECEKLERİNİZ VE KAZANIMLARINIZ

​

Korkuyu Yenmek, Toplum Önüne Serbestçe Çıkabilmek.

Nefse Güveni ArttırmakAyakta DüÅŸünebilmek Ve Hazırlıksız KonuÅŸmak.

Sıkılmadan Serbestçe İstenilen Her Åžeyi En Mantıklı Bir Biçimde Söyleyebilmek.

Her Åžeyin Ve Herkesin İyi Yönlerini Görmeye Alışmak.

İnsanlara Ve Özellikle Kusurlarına Karşı HoÅŸgörülü Olmak.

Dost Kazanmak, Bilgiçlik Göstermemek Ve Halden Anlamak.

Etkili KonuÅŸma Sanatını ÖÄŸrenmek.

İyi Dinlemesini ÖÄŸrenmek Ve Kültür Ufkunu GeliÅŸtirmek.

 

Bu Kurs Bir Bankaya Benzer. Oraya Kendinizden Ne Kadar Çok Åžey Koyarsanız, O Da Size O Kadar Faiz Verir.

 

I. BÖLÜM (FONETİK)

 

KONUŞMA EĞİTİMİ (DİKSİYON) konusunda ki bu eğitimin amacı ;

 

Sizlere, toplumla olan iliÅŸkilerinizde açık, etkili, güzel söz söylemeyi, aynı zamanda yazılı bir metindeki duygu ve

düÅŸünceleri sözün yardımı ile anlatmayı öÄŸretmektir.

 

Söz söyleme sanatının birbirinden ayrılmaz niteliklere sahip iki kuralı vardır.

 

1-   DÜZELTME : Dilde temizliÄŸi ve açıklığı kazanmak için SÖYLEYİŞ ve BOÄžUMLANMA mekanizmasında

alışkanlığı elde etmek,

 

2-   ANLATIM : Bir metinde saklı olan düÅŸünceyi, duyguyu, ıstırabı, ihtirası meydana çıkarmaktır.

 

Nihai sonuca ulaÅŸmak için öncelikle soluk alıp verme, ses aletlerimiz ve sesimizin nitelikleri ile ses ve nefes

özelliklerini bilmemiz gerekir.

 

SES ALETLERİMİZ dediğimizde aklımıza

​

GIRTLAK (SES KRİŞLERİ) sesi meydana getirir.

AKCİĞER VE BRONÅžLAR (gırtlakta titreÅŸimler yaptıran ve onu harekete geçiren)

AÄžIZİÇİ (BOÄžAZ) YANAKLAR, DİL, DAMAK DUDAKLAR, DİŞLER VE BURUN BOÅžLUKLARI

gelmelidir.

(sesin ÅŸiddetini deÄŸiÅŸtirmeye yarayan aletlerimiz)

 

SOLUNUM dediÄŸimizde ise ;(AkciÄŸerlere havanın düzenli hareketlerle alınıp verilme beraberliÄŸi) İki evreye

ayrılır.

 

SOLUK ALMA (Havanın içeri giriÅŸi – Burundan alınması, GöÄŸüste depolanması, Diyaframla kontrolü

demektir ki, alınış ÅŸekilleri de konuÅŸma konularına göre deÄŸiÅŸiklik göstermektedir. Genel olarak soluk almayı, Derin - Sık - Çabuk - Düzenli - Sinirlenmeden - Gürültüsüz  olarak sınıflandırmamız mümkündür.

 

SOLUK VERME (Havanın dışarı çıkışı – yavaÅŸ, yavaÅŸ)

Soluk verme zamanında söz söylenmeli

SoluÄŸun sonuna kadar söz söylenmemeli 

Soluk verme daima eşit ve sarsıntısız olmalıdır.

 

SESİN NİTELİKLERİNE GELİNCE ;

 

ŞİDDET: Sesin kulağımıza yaptığı etkinin büyüklüÄŸü

YÜKSEKLİK: Kalın sesleri ince seslerden ayıran özelliktir.

a - PES SES (GöÄŸüs sesi) : GöÄŸsün alt kısmından geliyormuÅŸ gibi duyulur

b - TİZ SES (Kafa sesi): Yukarıdan geliyormuÅŸ gibi duyulur. BaÅŸ kalktığı zaman daha kolaylıkla çıkar.

c- BOÄžAZ SESİ: Kullanmaktan kaçınmamız gereken sestir.

​

TINI :

  1. Açık Tını (Tiz ses): Tatlı öykülerin anlatımında kullanılır.

  2. Koyu Tını (Koyu ses) : Acı, umutsuzluk keder duygusu uyandırmak istediÄŸimiz parçalarda kullanılır.

  3.  Orta Tını: Günlük konuÅŸmalarımızda kullanılır. Yorgunluk vermez.

 

SES VE NEFES ÖZELLİKLERİ

​

Güzel ve etkili konuÅŸmada önemli bir konu sesin mükemmel çıkışıdır. Sesin mükemmel çıkışı ses çıkışı ile

nefesin kullanımı arasında başarılı bir uyum oluşturulmasını gerektirir.

​

MÜKEMMEL NEFES ÖZELLİKLERİ

​

Soluma diyaframdan yapılmalı, nefesin verilmesinde gırtlak değil karın kasları kullanılmalıdır. Diyaframdan

mükemmel soluma yapılamadığında ve nefes diyaframdan kontrol edilemediÄŸinde sesin güzel çıkışı imkansızlaşır. GöÄŸüs boÅŸluÄŸu nefes alırken, aÅŸağıya, dışarıya veya yukarıya hareket ettirilebilir. Diyaframatik soluma aÅŸağıya doÄŸrudur. DiÄŸer solumalarda ses bozuk, kontrolsüz ve kesintili çıkar. Nefes kontrol edilemediÄŸinde ses çok fazla hava harcar.

​

NEFES GELİŞTİRME ALIŞTIRMALARI

​

​

​

Soluk verme çalışması yapınız.

Derin nefes alınarak ; (a) sesinin yakılan bir mum önünde mum sönmeden sabit tonla çıkarılması SoluÄŸu (s) ünsüzü ile ve kesintisiz boÅŸaltarak : ssssssssssssssss...

Alınan soluğu kesik kesik ve kesintisiz boşaltarak : s-s-s-s-s- ; sssss-s-s ; SSS-SS

Önce orta sesle sonra yükselterek : ah, oh, uh, ıh, eh, öh, üh, ih ; hah, hoh, huh, hıh, heh, höh, hüh, hih, ahah, ohoh, uhuh, ıhıh, eheh, öhöh, ihih; hahah, hohoh, huhuh, hıhıh,

Kahkaha ile : kahkah, kohkoh, kuhkuh, kihkih, kehkeh, köhköh, kühküh, kihkih

Bir solukta ve bütün gücünüzü kullanarak “ Hop” hecesini söyleyebildiÄŸiniz kadar çok sayıda bağırarak yineleyin.

​

DİYAFRAMDAN SOLUMA

​

Akciğerlerimizi aşağıya doğru doldurarak nefes alabilmektir. bazıları nefes alırken tam tersine bir hareketle

karınlarını da içeri çekmektedir. Oysa nefes alınırken karın dışarıya itilir, verirken içeriye çekilir.

 

DİYAFRAM SOLUMASI : Diyaframdan doğru soluma, akciğerimizin alt loplarını etkin şekilde kullanmak

suretiyle kaburga kemiklerinin alt hizasından dışarıya itilecek ÅŸekilde nefes alabilme çalışmasıyla baÅŸlar.

Önce çok derin olmak üzere üst üste 2 - 3 soluma yapın. GöÄŸüs kafesiniz ve omuzlarınız yukarıya doÄŸru kalkıyorsa hatalı nefes aldığınızı görüyorsunuz.

​

- Düz bir zeminde sırt üstü uzanın. Hızlıca ve kısa aralıklarla sadece aÄŸzınızdan soluyun. Nefes alırken göÄŸüs

kafesinin bittiÄŸi yerden karından gözlemlenen bir hareket var mı? Ellerinizle göÄŸüs kafesinizin üzerine bastırın veya bunun için baÅŸka bir yardımcı kullanın. Aynı solumayı göÄŸsünüzün alt kısmına doÄŸru yapın.

​

- Sırt üstü düz uzanın. Nefesinizi tutun. Bu halde karnınızı içeri çekin ve dışarı itin. Nefes almadan bunu gerçekleÅŸtirin. Nefes alırken karnınızı dışarı itin, verirken karnınızı içeri çekin.

​

SOLUÄžU DİYAFRAMLA TUTMA: Özel bir eÄŸitim almamış olanların çoÄŸu derin nefesi gırtlaklarını sıkarak

tutmaktadırlar. Gırtlak tamamen açık ve gevÅŸek olduÄŸu halde karın kaslarımızın yardımıyla havayı içeride tutabilmeliyiz. EÄŸer gırtlağı sıkarak havayı tutarsak gırtlak çabuk yorulur, ses bozulur, nefes hemen boÅŸalır ve yetersiz kalır.

​

SOLUK TUTMA

a) Derin nefes alın. Nefesinizi bekletin. Beklerken gırtlağınızın gevÅŸek ve boÅŸ olmasına dikkat edin. Öylece dayanabildiÄŸiniz kadar bekleyin.

b) Derin nefes alın ve gırtlağınızı açık tutun. Kısa ve kesik soluma yapın. AkciÄŸerleriniz dolu iken sık sık çok az

miktarda nefes alıp verin. Bunu yaparken karın bölgenizdeki hareketlenmeyi fark edin.

c) Derin nefes alın, parmağınızı dudaklarınıza çok yakın tutun ve hafifçe üfler gibi yapın.

havanın oluÅŸturduÄŸu hafif ısıyı hissedin. Havanın mümkün olduÄŸu kadar yavaÅŸ çıkmasına ve bu arada

gırtlağınızın iyice gevÅŸek olmasına dikkat edin. Aynı çalışmayı mum ateÅŸi önünde yapın. Dudaklarınıza yakın tuttuÄŸunuz mum ateÅŸine hafifçe üflüyorsunuz ve mumu söndürmüyorsunuz.

d) Derin nefes alın ve “papapa” sesini düÅŸük sesle mümkün olduÄŸu kadar az hava harcayarak mümkün olduÄŸu

kadar uzun süre tekrar edin. Her denemenizde geçen süreyi arttırmaya çalışın.  Åžimdi sesinizi yükseltin ve aynı çalışmayı yüksek sesle yapın.

​

SOLUÄžU EKONOMİK KULLANMAK : KonuÅŸmaya baÅŸladığımızda hava bir çırpıda boÅŸalıp bitmemelidir.

Aynı havayı kullanarak daha fazla ses çıkarma egzersizi yapmanız gerekir.

​

SESİN NİTELİĞİNİ – TINISINI GELİŞTİRME

​

​

“ ha, ho, hu “ hecelerini, - Gırtlakta yüksek tını ile, - Sesi ağız boÅŸluÄŸunda tınlatarak söyleyin.

“ ah “ hecesini, fısıltı ile baÅŸlayıp git gide tonlayarak tam tınılı bir ses elde edinceye dek yineleyin ; daha sonra, tam tınılı sesten fısıltıya inin.

“ Ben sevinç ve heyecan doluyum !“ cümlesini;

  • Gırtlağı zorlayarak fısıldayın. / Burun sesi ile fısıldayın. / GevÅŸemiÅŸ kaslarla rahat söyleyin. “ Evet “ kelimesini aÅŸağıda belirtilen deÄŸiÅŸik anlamlarda söyleyin.

  • Ne istiyor sunuz ? / Kaç kez söyleyeceÄŸim ? / AÅŸağı yukarı, öyle denebilir.. “ Ne yapıyorsun ? “ sorusunu aÅŸağıdaki durumlara göre sorun.

  • Sert bir komutan. / KorkmuÅŸ biri. / Sevecen (müÅŸfik) biri.

​

​

 

SES GELİŞTİRME ALIÅžTIRMALARI - SES YÜKSEKLİĞİ KONTROLÜ

​

​

Sesi Fırlatma (tek nefeste) pa, pe pi, po ; ba, be, bi, bo ; da, de, di, do

Cümleyi bir solukta ses yoÄŸunluÄŸunu yitirmeden okuyun

“ Kalp, günde 100.800 defa çarpmakta ve 130 tonluk bir ağırlığın 30 cm. yüksekliÄŸe kaldırılmasına denk düÅŸen bir güç saÄŸlanmaktadır.”

AÅŸağıdaki Metni ;  olaÄŸan bir sesle, kalabalık bir dinleyici karşısında okuyunuz.

​

TembelliÄŸin ne olduÄŸunu ve insanların başına nasıl çorap ördüÄŸünü düÅŸündünüz mü? Bu soru çok mu çocukça?

Hemen Herkes tembelliÄŸin kötü olduÄŸunu bilir ve kimse tembel olmayı kabullenmek istemez. Ama acaba kaç kiÅŸi gerçekten tembel olup olmadığını araÅŸtırmıştır?

Tembellik ya zihinsel, ya bedensel ya da her ikisi birden yaÅŸanır. İnsanların büyük bir kısmı zihinlerini, önemli bir kısmı bedenlerini ve yine çok önemli bir kısmı da hem bedenlerini hem de zihinlerini çalıştırmazlar.

 

 

SESİ ISITMAK:

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, ..........80,....90, ... 98, 99,100  /  1 den 100 e kadar belirli bir ses tonu ile sayınız.

​

SESİN TİZLİĞİ...

Ağız kapalı burundan ve ağızdan man sesi çıkarılırken harfler arasında kesinti olmayacak. MAN, MEN, MİN, MON, MUN, MÜN, MIN, MÖN MMMMMMMMMMAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAANNNNNNNNNNNN

​

SESİ KUVVETLENDİRİR.  1, 2, 3, 4, 5, 4, 3, 2, 1

1 den 5 kadar sesin şiddetini arttırarak sayınız, aynı şekilde azaltarak geriye doğru sayınız.

​

HAH, HEH, HİH, HOH, HUH, HÜH, HIH, HÖH - PAH, PEH, PİH, POH, PUH, PÜH, PİH, PÖH

Ses karından baÅŸlayıp ağızdan maksimum seviyede çıkacaktır.

​

​

SES KUSURLARI VE ÇÖZÜMLERİ

​

​

1- KUVVETSİZLİK : hafif sesle konuÅŸma alışkanlığı.  AÄŸzı açarak (a) sesini,

  1. Soluk verirken gitgide artan bir ÅŸiddetle ses çıkartınız.

  2. Birdenbire ve aynı ÅŸiddeti sürdürerek ses çıkartınız.

  3. Sesinizin ÅŸiddetini çoÄŸaltıp azaltınız. (bir çok kez)

  4. Kısa soluk vererek oldukça gür sesler çıkarınız.

 

2- SES TİTREKLİĞİ:

  1. Çok kısa bir süre içinde ve pek az ses vererek ses çıkarınız.

  2. Bir parça daha gür ve bir parça daha uzun ses çıkarınız.

  3. Bunu süreyi uzatarak devam ettiriniz.

 

3- TİZ VE KESKİN SES:

  1. Soluk verirken gırtlakta bir kasılma olmadan solukla beraber ses çıkarın, hecelere de uygulayın.

  2. Tiz ton çıkarmamaya dikkat edin (hecelerde pes ton kullanın)

  3. Okuma alıştırması yapın.

 

​

TÜRKÇEMİZİN ÖZELLİKLERİ

​

  1. Türkçe bazı istisnalar dışında yazıldığı gibi konuÅŸulan, konuÅŸulduÄŸu gibi yazılan bir dildir.

  2. Türkçede yazıldığı halde söylenmeyen, söylendiÄŸi halde yazılmayan (yumuÅŸak ÄŸ’nin dışında) hiçbir harf/ses yoktur.

  3. Türkçe ses yönünden zengin bir dildir. Bütün sesleri yumuÅŸak, ezgili ve renklidir.

  4. Türkçenin sesleri gırtlaksılıktan, burunsuluktan kurtulduÄŸu için ; hırıltılı deÄŸil, pırıltılı ; hımhım ve boÄŸuk deÄŸil, tınılı ve parlaktır.

  5. KonuÅŸmada örnek olarak istanbul aÄŸzı kullanılmaktadır.

  6. Türkçenin ses dizgesini oluÅŸturan 29 harfin tümü de boÄŸumlanmada zorlayıcı nitelikte olmayan harflerdir.

  7. Türkçenin en önemli özelliklerinden biri de, yazımı okumayı ve konuÅŸmayı kolaylaÅŸtıran sade ve saÄŸlam

       kurallara sahip olmasıdır.

​

TÜRKÇEDE ÜNLÜ DÜÅžMESİ

​

​

Genellikle iki heceli organ hatlarında ünlü ile baÅŸlayan bir ek gelirse organ hattının ikinci hecesindeki ünlü düÅŸer.

Burun-u, GöÄŸüs-ü (ne), Geniz-i, Alın-ı, Ağız-ı, Gönül-ü, karın-ı, Beniz-i

​

Äž kelime başında kullanılmaz. (ÄŸ) ünsüzü kendinden önce gelen ünlüyü etkiler ve hecenin uzamasına sebep

olur. ÖÄŸretmen-Öretmen / ÖÄŸle-Öle / YaÄŸmur-Yamur / DüÄŸme-Düme / Çığlık-Çılık / DoÄŸru-Doru / TuÄŸla-Tula

​

(ÄŸ) “ e veya i ” den sonra gelirse (y) sesi olur. TeÄŸmen – Teymen / ÇiÄŸnemek – Çiynemek

(y) ilk hecede kendinden önceki ünlüye etki ederek uzamasını da saÄŸlar. Böyle-Böle / Söylemek-Sölemek

​

EN ZAYIF ÜNSÜZ VE ÜNLÜYE EN YAKIN ÜNSÜZ OLAN ( Y ) ’NİN DARLAÅžTIRMA ÖZELLİĞİNE BAKACAK

OLURSAK;

​

​

SözcüÄŸün aslı :

Ara-y-acak

Bil-me-y-erek

BaÅŸla-y-an

Anla-y-abilmek

Tarayamayacak

Bekle-y-edursun

Ye-y-ecek

De-y-emedi

 

Yazılışı:

Arayacak

Bilmeyerek

BaÅŸlayan

Anlayabilmek

Tarayamayacak

Bekleyedursun

Yiyecek

Diyemedi

 

SöyleniÅŸi, OkunuÅŸu:

Arıyacak

Bilmiyerek

Başlıyan

Anlıyabilmek

Tarıyamıyacak

Bekliyedursun

Yiyecek

Diyemedi

 

​

GENİŞ ÜNLÜLERİN DARALMASI :

 

“ yor ” eki takılınca kök ya da gövdelerin sonlarındaki (a, e) geniÅŸ ünlüleri darlaÅŸarak (ı, i) olur: Anla - anlıyor,

dinle - dinliyor, ara - arıyor...

 

DarlaÅŸan bu ünlüler iki yuvarlak ünlü (o, ö, u, ü) arasına düÅŸerse, yuvarlaÅŸarak (u, ü) olur

Kokla – kokluyor, söyle – söylüyor, kutla – kutluyor, oyna – oynuyor...

 

Türkçede iki sessiz yan yana gelmez. (Program, bravo, Spor,Stad,Tren)

 

Türkçede kelime sonunda ( b,c,d,g ) bulunmaz. Yerine (ç,k,p,t) gelir.

Ünsüzle biten Türkçe kelimelerin sonunda süreksiz, tonsuz ve sert ünlüler bulunur. AÄŸaç, bacak, saçak, sokak, taşıt

Türkçede süreksiz (ç,k,p,t) tonsuz ünsüzlerle biten kelimelere sesli harfle baÅŸlayan bir ek gelirse, bu süreksiz

 

ünsüzler (c,g,b,d) deÄŸiÅŸime uÄŸrar.

 

Mektup-Mektubu

 

Türkçe bir son ekler dilidir. Siz ÇekoslavakyalılaÅŸtıramadıklarımızdan mısınız ?

 

UZUN ÜNLÜLER Türkçede uzun ünlü yoktur. farsça-arapçadan gelen kelimeler;

Âlim, hâlik, mukavvâ, âmâ, dâhi, dehâ, âlem, âdem, âli, bâlâ,hâlâ,

 

SES DÜÅžMESİ :KonuÅŸurken kolaylığı saÄŸlamak için bazı harfleri veya heceleri söylemeyiz.

İçeride-içerde / karınım-karnım / orada-orda / dışarıda- dışarda / pek iyi-peki / nerede-nerde / Cuma ertesi- cumartesi / Gözlerimi – Gözlermi / tükürük-tükrük / hepisi - hepsi

 

Diftong : Dilimizde iki ünlünün bir hece halinde kaynaÅŸtırılarak söylenmesi gereken bazı sözcüklerde vardır.

Tuvalet-Tualet / tuval-Tual / Suvare-Suare / Konservatuvar- Konservatuar

 

Arapçadan dilimize geçmiÅŸ iki ünlünün yan yana gelmesiyle yazılan sözcükler de vardır. Bu sözcükler diftong

yapmadan iki ünlü arasına kesme yapılarak söylenir. Su-at. Fu-at. Sa-at. Du-a - Åža-ir, Åži-ir, Fa-iz, Ca-iz, Na-il.

 

Yabancı dillerden dilimize geçmiÅŸ sözcüklerde ünsüzler arasında iki ünsüzün kaynaÅŸmasına da rastlanır. Blöf,

Bravo, Frank, Plan, Prens, spor,spiker, lüks, fötr, klasör, flama, bloknot, modern

 

VURGU :Bir hece üzerine düÅŸen soluk baskısı, anlam ayırıcı bir nitelik taşır. Vurgular, Söz, cümle, açık hece,

kapalı hece vurguları olarak karşımıza çıkar.

 

Aynı yazılan fakat vurgudan dolayı değişik anlam ifade eden kelimeler

DüÅŸünce–DüÅŸünce / Basma– basma / Yazın– yazın / Dizin– dizin / ÖÄŸretmenim–öÄŸretmenim

 

SöyleyiÅŸe göre anlam deÄŸiÅŸikliÄŸi gösteren örnek kelimeler

Kâtil – katil / Nâkil – nakil / Nâzım – nazım /  Vâris – varis / Vâsi – vasi / Âdem – adem /  Âdet – adet /  Dâhi

– dahi / NeÅŸe – neÅŸ’e / Âyan –ayan

 

SÖZCÜK VURGUSU : Türkçede genellikle sözcüklerin son hecelerine rastlar ve eklere doÄŸru sürülür. Çalış,

çalışkan, Çalışkanlar, Gelmek, gelen, gelmiÅŸ, Vatan, vatandaÅŸ, VatandaÅŸlar

​

 

Sözcüklerin (hecelerin) doÄŸru söyleniÅŸ örnekleri ;

​

Çok heceli sözcüklerimizde, genel olarak vurgu son hecededir. BABA, ARKADAÅžIM söyleDİ, okulLAR

yaRIN açılaCAK. HepiMİZ sevinDİK.

​

Tek hecelilerde sözcük vurgusu bulunmaz. (En, pek, çok.... derece belirtenleri hariç) DÜN, YOL, ÇOK,

KARS, MUÅž, GÖL, KIÅž, KÖR

​

Ekler genel olarak, sözcük sonundaki vurguları kendi üzerine çekerler: ÇİÇEK, çiçekLER, çiçekleRİN,

çiçeklerDEN,

İsimlerde ikinci hecededir. OrHAN, TurGUT, SeVİM, SuNA, TeKİR, BonCUK

​

Yalnız, yer adlarında durum değişir :İki heceli yer adlarında vurgu başta bulunur.

İzmir, KONya, SAMsun, Ağrı, DİCle, Ankara, Erzurum, VAN, EDİRne, DİYARbakır, YOKsa,

​

Çok heceli yer adlarında vurgu, baÅŸa doÄŸru sürülür : üçlü hecede yerleÅŸir. Birinci hece daha güçlü ise

vurgu baÅŸta kalır. ARdahan, KAStamonu, ÇANkırı, TUNceli, MARmara, MENderes

​

Birinci hece açık, ikinci hece kapalı ise, ya da birinci hece bir, iki sesli ; ikinci hece üç, dört sesli ise,

(ikici hece daha güçlü ise) vurguyu çeker.

eDİRne, maLATya, SİLİFke, deNİZli, paLANdöken, çaNAKkale, anTALya, isKENderun...

​

Birinci hece açık, ikinci hece kapalı ise, ya da birinci hece bir, iki sesli ; ikinci hece üç, dört sesli ise,

(ikici hece daha güçlü ise) vurguyu çeker.

eDİRne, maLATya, SİLİFke, deNİZli, paLANdöken, çaNAKkale, anTALya, isKENderun...

​

Birkaç belirteçle baÄŸlaçta ve ünlemde vurgu baÅŸa sürülür. ŞİMdi, Ancak, HAYdi, Aferin!

​

Cins adları özel yer adı olarak kullanılınca vurgular baÅŸa doÄŸru kayar: KarTAL, büyük bir kuÅŸtur.

KARtal’dan gelen tren...  SirkeCİ (sirke satan) geçiyor.  SİRkeci istasyonu önünde buluÅŸtuk.

​

Cins adları özel yer adı olarak kullanılınca vurgular baÅŸa doÄŸru kayar: KarTAL, büyük bir kuÅŸtur.

KARtal’dan gelen tren...  SirkeCİ (sirke satan) geçiyor.  SİRkeci istasyonu önünde buluÅŸtuk.

​

BileÅŸik sözcüklerde vurgu : vurgu birinci sözcükte güçlüdür. KÖPEKbalığı, DEVEboynu, ORTAokul,

Onbaşı, BAÅžçavuÅŸ, DALGAkıran

​

ÇaÄŸrılarda vurgu ilk heceye geçer. ÖZgür, İpek, AYdın, KORkut, LEvent, GÜler, KEmal,

Özel ad gibi kullanılan sözcüklerde de çaÄŸrı vurgusu ilk hecededir. ANneciÄŸim ! ARkadaÅŸlar! BİNbaşım!

​

Åžiddet vurgusu : söze daha çok kuvvet vermek, dikkati çekmek için kimi sözcüklere ÅŸiddetle

basılmasıdır. İnsafsız benden BEŞ kuruşu esirgedi.

​

PekiÅŸtirme örnekleri vurguludur, ÅŸiddet vurgusuna da elveriÅŸlidir. BEMbeyaz, KIPkırmızı, DOSdoÄŸru,

YEMyeÅŸil

​

Niteleme sıfatları ile asıl sayılar, tanıtma ve belirtme vurgularına elverişlidir. DURGUN su, ENGİN

deniz, KORKUNÇ gece, ZENGİN adam, BOÅž söz, BEÅž yıl, YETMİŞ yaşında

​

************************************************************************

​

ULAMA - Bir sözcüÄŸün sonundaki ünsüzün ondan sonra gelen sözcüÄŸün başındaki ünlüyle beraber boÄŸumlandırılmasıdır. Ak-ÅŸa- mol- du / Gü-ne-ÅŸaç-tı / Sa-ba-hol-du

​

​

​

DURAK / DURAK VE SOLUK

DURAK VE SOLUK NOKTALAMASI BİRLİKTE

  1. Her paragraf arasında, bölüm baÅŸlarında ve sonlarında, bölümler arasında.

  2. Tırnak içinde yazılan baÅŸkasına ait olan sözlerden önce ve sonra; “ Bana geldi, ---- “Kendimi çalışmaya adadım.”---- dedi.

  3. Herhangi bir sorudan sonra veya cevaptan sonra;

Niçin daha çok çalışmayalım? ---- İstersek bunu baÅŸarabileceÄŸimizi biliyoruz. Çocuk zeki miydi dersiniz? ---- Evet çocuk zekiydi. ---- Bunu biliyoruz.

​

 

 

DURAK, DURUMA GÖRE SOLUKLA BİRLİKTE

- Çok kısa olmayan cümlelerin noktalarında:

İnsanlar heyecanla koşuşturuyorlardı. -- Bir yardımcı arıyorlardı.

- ( : ) ( ve ) ( ; ) iÅŸaretlerinden sonra

İki tür tembellik vardır: -- Bedensel tembellik ve zihinsel tembellik.

Orada hayvanları görüyordum; -- KuÅŸlar uçuyordu, tavÅŸanlar zıplıyordu, çekirgeler ötüyordu.

- İki kısa cümle “ ve ” ile baÄŸlanırsa, “ ve ” den önce.

Bütün gücüyle direnerek ayaÄŸa kalkmaya çalıştı -- ve sonunda ayaÄŸa kalkıp yürümeyi baÅŸardı.

- Cümle başında geçen “ esasen, evvela, bana göre, o halde, çünkü, dolaysıyla, birinci olarak... ” gibi kelimelerden sonra

Aslında, --ben de böyle güzel tablolar çizebilirdim.

O halde,-- neden üzerinize düÅŸeni yapmıyorsunuz?

 

 

ANLATIM

(Metnin bütünündeki düÅŸünce ve duyguların belirtilmesi)

​

1- USSAL ANLATIM :Genellikle televizyon ve radyolarda sunulan haberler ussal anlatıma girer. Spiker bu tür

anlatımlarda duygu ve düÅŸüncesini belirtilmez, bir araç görevini üstlenerek haberi aktarır. BaÅŸka bir örnek verecek olursak bir geometri teriminde “ Bir üçgenin iç açılarının toplamı iki dik açıya eÅŸittir. “ tümcesinde duygu

hiçbir zaman gerekli deÄŸildir.

​

2- DUYGUSAL ANLATIM : Ton çeÅŸitliliÄŸi ve sesin ÅŸiddeti çok önemlidir.Genel ton, parçada verilmek istenen

duyguya göre deÄŸiÅŸir. Sesin yüksekliÄŸi hiddet, hayret ve taÅŸkın sevinç gibi duygularda tiz tonlara yükselirken, karamsarlık, umutsuzluk ve ıstırap gibi duygularda pes tonlara düÅŸer. Sesin ÅŸiddeti ise içten gelen dinamizmi anlatır.

​

DUYGUSAL ANLATIM ÖRNEKLERİ:

​

​

KIZGIN :  Hava güzel ama, biz dört duvar arasında kapalıyız.

ÅžEFKATLE : Hava güzel. sokaÄŸa çıkalım yavrum. Hava alırsan iyileÅŸirsin. ACILIKLA : Hava güzel ama, kederimi arttırmaktan baÅŸka iÅŸe yaramıyor. AÇIÄžA VURMA : Ne yapalım ben bahsi kaybettim : Hava güzelleÅŸti.

ÖFKELİ : Yazıklar olsun . İşte sen busun !

KESİN İNANÇ : Artık bizi aramaz, bundan eminim ! İTİRAZLA : Kusura bakma ama o kadar da kötü deÄŸil. GÜVENSİZLİK : Bu adam sözünde duracak mı ? ALAY : Tabi canım, bu iÅŸleri hep siz baÅŸardınız. SABIRSIZLIKLA : Açıl artık kapı, açıl !

HAYRANLIKLA : Aman, hava ne kadar güzel ! Her taraf pırıl, pırıl parlıyor.

İNANÇ – ÅžÜPHE : Ona tüm varlığımla inanıyorum.Belki de öyledir ama bunun varlığını kim ispat edebilir? GURUR–TEVAZU : Bu iÅŸin ustası, hem de biricik ustası benim. Ben neyim, hiç ben onlarla bir tutulabilir miyim SEVGİ – NEFRET :Sizi çok seviyorum. Onun varlığından da, hatıralarından da nefret ediyorum. ENDİŞE–KAYGISIZLIK: Of! Åžimdi ne olacak, bu benim için büyük bir üzüntü.Bana ne,umurumda bile deÄŸil !.. SAYGI – KÜÇÜMSEME : Ona karşı o kadar büyük bir sevgim var ki, Hıh ! Ne olacak, aÅŸağılık yaratık.

KARÅžI DURMAK - BOYUN EÄžMEK : Hayır bana hiçbir ÅŸey yapamazsın. Ne istersen yap,hepsine boyun eÄŸeceÄŸim.

CESARET - KORKU : İster on, ister yirmi kiÅŸi olsun, göÄŸsüm açık bekliyorum. Eyvah ! Görmüyor musunuz

hayatımız tehlikede !

ZEVK DUYMA – ACI DUYMA : Oh ! Ne hoÅŸ, mis gibi kokuyor. Ay ! Çok acıyor.

İRADE – ZAYIFLIK : Gece, gündüz bütün gücümle çalışacağım. Benim savaÅŸma gücüm yok. ZAFER – YENİLGİ : İsteklerimin son haddini buldum. Her ÅŸeyimi kaybettim, ÅŸerefimi de.

HAYRET - KAYITSIZLIK : Nasıl ! Siz mi ? Sahiden, siz misiniz ? Pek ala, zaten böyle olacağı belli idi. KIÅžKIRTMA – YATIÅžTIRMA : Ha gayret ! Atıl ! Bir hamle daha ! HiÅŸt hiÅŸt ! kendinize geliniz, sakin olunuz.

PİŞMANLIK - TAÅžKINLIK : Gece gündüz kendi kendime soruyorum ; bunu nasıl yaptım, diye. Evet, bunu

yapacağım işte o kadar.

ÜMİT– ÜMİTSİZLİK : Evet, herkes bu iÅŸte kazanacağımı söylüyor. Artık her ÅŸey bitti, kurtuluÅŸ çaresi yok. AÇIK KALPLİLİK – İKİ YÜZLÜLÜK : DüÅŸündüÄŸümü size açıkça söylüyorum. Sizin tarafınızdan beÄŸenilmek

için dünyanın bütün servetini feda ederim.

HINÇ – ACIMA : Åžunu bilin ki bu ona çok pahalıya mal olacak. Zavallı adamlar! Artık onlardan ne isteyebilirim ?

 

​

© 2023 LIN GRUP FILM REKLAM YAZILIM LTD STI

  • SoundCloud Social Icon
  • Facebook Clean
  • White YouTube Icon
bottom of page